
BENİ TANIDIĞINI SÖYLÜYORSUN AMA TANIMIYORSUN
Ben bile kendimi tam olarak tanımıyorum. Bir başkası ise benim ciğerimi biliyor, öyle iddia ediyor, keşke kalbimi bilseydi; böylesine şuursuzca bir söz duyduğumda, o kalbin nasıl karardığını görebilseydi.
Sağlakların çoğu bana sağlak muamelesi yapıyor mesela, solak olduğumu öğrendikleri halde beni, sağlaklara uygun kategorilere yerleştirmeye devam ediyorlar. Onlar çoğunluk ve insan zaafı işte, herkes o çoğunluk gibi olacak, akıllarınca.
İlk anarşist tarafım, solaklığım.
Solak olmak ayıp ya da günah bir şeymiş gibi hissettirildim zaman zaman. Hemen bastırılmaya çalışıldım. Çocukken beni, sağ elimi kullanmak için çok zorladılar evde, okulda… Olmadı, kalemi sol elime aldım, yazdım / çizdim kağıtlara; çatalı, kaşığı, bıçağı, bardağı sol elimle tuttum, yedim / içtim. Elişi dersinde tığ verdiler sağ elime, ben geçirdim tığı sol elime; onların deseni gibi olmadı benim yaptıklarım, yapamadım, bıraktım. Kurulan sofraların orta yerine oturttular beni hep, yanımdakiyle çarpışma korkusundan “Haydi, yesene!” sesleri arasında yavaşça yedim yemeklerimi; ben dikkatliydim, onlar çarptılar sol koluma.
Kadın olmayı hem de solak bir kadın olmayı, nasıl istemiş olabilirim Tanrı’dan bilmiyorum. Dünya hamallığıma yüz çuval az gelir, bir yüz çuval daha alayım Ya Rab, demiş olabilir miyim? Ben bir azınlığım, Dünya nüfusunun %10’unu oluşturanlardan biriyim. Belki de beni farklı bulmalarının temel sebebi solaklığımdan kaynaklanıyordur. Öyle ya solaklar, beyinlerinin her iki bölümünü de kullanabiliyor ama sağa doğru kayma yaşıyorlarmış. Sağ lobumu daha çok kullanıyor olmam beni farklı kılan bir özellikler zincirine dönüştürüyor. Yaratıcılığım, özgür ve özgün bakışım hep solaklığımdan. Yine de ruhumun da büyük bir katkısı olduğu inancındayım çünkü sürekli gelişmenin ve iyileşmenin peşinde…
Beni tanıdığını kimse iddia etmesin! Bilim bile bir solak olarak benim ne olduğumu daha keşfedememiş durumda. Ayrıca, diyelim ki; sana yemeğe geldim, beni masanın neresine oturtursun ve çatal kaşığımı hangi tarafa koyarsın? Beni ortaya bir yere oturtup çatalımı sağ tarafa koydun mu, bittin sen benim gözümde zaten! Tanıyormuş da muş muş…
Birini tanımak öyle kolay değil ama herkes çok iyi tanıyor bir diğerini. Hemen çözümledi, hemen ne düşündüğünü ne yapacağını bildi ve onun hakkında sıralayıverdi tüm özelliklerini. Birini tanımak, birini sevmek gibi emek ve zaman ister ki tam olarak tanımak için zaman yeter mi bilmiyorum bile.
Unutma:
Beni ne kadar tanımanı istiyorsam, o kadar tanıyorsun.
Ve bil ki:
Beni tanıdığını söylüyorsun ama tanımıyorsun.
Uydurma!
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

