
Tuncay Hocamızın Anısına
Uzun yıllardır Almanya’nın Hamburg şehrinde yaşıyorum…
Türkiye’ye ye özellikle İstanbul’a çok sık aralıklarla gelmeme rağmen Beykoz’a ilk geldiğimde İstanbul’un merkezinde olup ta doğa ile bu kadar iç içe olması beni hem şaşırtmış hem “daha önce nasıl görmedim?” diye hayıflandırmıştı…
Mavinin- yeşilin tonlarına, hala mahalle kokan havasına büyülenmiştim.
İlk görüşte aşk gibi…
Sonra tesadüf “Çocuk Gelişimi” üzerine sohbet ederken Tuncay Hocayı tanıdım… Sık sık cümlelerinde duyduğum “Kadınlar o kadar güçlü varlıklar ki; kendileri bile farkında değil bu güçlerinin” diyordu.
Benim sürekli “Gelişim Seminerlerinde” üzerine basa basa söylediğim cümleleri, üstelik bir erkekten duymak onu daha yakından tanıdığımda hiç şaşırtmadı…
Hayata, insanlara o kadar güzel bakıyor ve inanıyordu ki insan umudunu bir an yitirse, onun cümlelerinde tekrar hayat buluyordu… Sohbetlerimizde “sen hiç kızmaz mısın?” dediğimde “Belki, arada kendime” demişti…
Beykoz’da büyümüştü, orada yaşıyordu…
Anlatırken sokaklarını, öğretmenler evinde kahve keyfini, Hidiv kasrının hikayesini, balıkçı teknesinin ne zaman manevra yapıp döndüğünü, öğrencilerini, arkadaşlarını…
Öyle bir heyecanlanıyordu ki!
Bir gün,
“Ben başka bir yere gitsem, ruhum döner dolaşır buraya gelir” demişti…
(O zaman ruhunun hep orada kalacağını bilmiyordu…)
Burada yazmak istememin en büyük nedeni; onun başlattığı ve inandığı,
“ Bir insan değişirse tohum gibi çoğalırız, hele bir de kadın değişirse dünya değişir” düşüncesi…
“Ben düşünüyorum dile tam getiremiyorum sanırım… Sana anlatsam Serpil, sen daha çok yazsan bu konularda” demişti bir gün bir sohbetimizde…
(Bir gün senin sayfanda, sensiz yazabileceğimi hiç aklıma getirmemiştim…)
Onun meşalesini ışık olmak, aydınlatmak adına, ben aldığım ve buna vesile olan herkese çok ama çok teşekkür ediyorum…
Birbirimizin hayatında en küçük katkının bile büyük değişikliklere yol açacağına o da benim gibi gönülden inanıyordu…
Işık olmak, etrafı aydınlatmak ve elden ele gönülden gönüle dolaşmak…
Burada her konuda yazabilirim… Aşka, sevgiye, insana dair…
Birlikte hüzünlenip, birlikte gülerken, bize ait tüm duygu denizlerinde dolaşmak ve kendimize yolculuk etmek…
Görmek, duymak, bilmek, hissetmek…
Bunun yanı sıra alanımla ilgili; Çocuk gelişimi, Bütünsel Yaşam Koçluğu, Enerji Çalışmalarımla ilgili sormak istedikleriniz olursa, yazılarımı o yönde de düşünebilirim…
Sevgili Tuncay Hocam;
Ben birine dua etmenin ne kadar önemli olduğunu, affetmenin, sevginin koca gönüllü insanlara yakıştığını, senin affettiklerinle bir kez daha öğrendim…
Birini gülümseyerek hatırlamanın, farklı yollara gitmiş olmalarına rağmen, eşlik ettiği süreç için teşekkür etmeyi,
Bir şarkının hem hüzün, hem mutluluk gözyaşı verebildiğini,
Tüm vedaların ölümün karşısında anlamını yitirdiğini,
Ve güzel ruhların uzun yaşamayıp
Hayata veda ettiğini acı ile öğrendim…
Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
(Yahya Kemal Beyatlı)
Umarım senin köşende yazılarımla devam ederken öğrendiklerimi aktarabilirim seni seven ve tanımayan tüm insanlara…
Ben kendi adıma;
Teşekkür ediyorum hayatıma kattığın tüm değerler için…
Yorumlar
Yorumlar (1 Yorum)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

