MALİ DÖNÜŞÜM HAYAL DEĞİL
Beykoz, İstanbul’un en yeşil ilçelerinden biri olarak Boğaz’ın incisi konumundadır. Ormanları, tarihi yapıları ve doğal güzellikleriyle tanınan bu bölge, sadece bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda ekolojik bir hazinedir.
Beykoz’un ormanları, sahilleri ve tarihi alanları, belediyenin en büyük görünmez varlığıdır.
Beykoz, İstanbul’un en yeşil ilçelerinden biri olarak bilinirken, yıllardır süren imar sorunları hem vatandaşları hem de yerel yönetimi zor durumda bırakmaktadır. Orman alanları, sit derecelendirmeleri, 2B arazileri ve plansız yapılaşma gibi kronik problemler, ilçenin kalkınmasını yıllardır engellemektedir.
Beykoz’da mülkiyet sorununun çözümünde, geçmiş dönem Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek’in çok büyük katkıları olmuştur. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.
Mülkiyet sorunun azalması ile her şey bitmiş değil…
Kocaman bir İmar sorunu var karşımızda.
Neredeyse imar ile ilgili olabilecek sorunlarının tamamının buluştuğu bir ilçedir.
Adeta sorunların çekim alanı olmuştur.
Tüm bu sorunlar mali krizin başlangıç noktasıdır aslında.
Beykoz’un imar sorunları, ilçenin büyük kısmının doğal sit alanları, ormanlar ve Boğaziçi ön görünüm, geri görünüm etkilenme bölgelerinde yer almasıyla başlamaktadır.
İlçenin nüfusunun önemli bir bölümü doğal sit alanlarında yaşamakta ve imar yetkisi kısmen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile Beykoz Belediyesi’nde, kısmen de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndadır. Bu durum, yapı ruhsatlarının verilmesini zorlaştırmakta ve kaçak yapılaşmayı teşvik etmektedir.
Ancak son yıllarda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Beykoz Belediyesi’nin ortak çalışmalarıyla imar planlarında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Bu çözümler, sadece vatandaşların mülkiyet haklarını güvence altına almakla kalmayacak, aynı zamanda Beykoz Belediyesi’nin mali yapısını da güçlendirecektir.
İmar sorununun çözülmesi, Beykoz Belediyesi’nin bütçesini doğrudan etkileyecektir. Öncelikle emlak vergileri ve yapı ruhsat harçlarında artış olacaktır. Belediyenin para sıkıntısı büyük ölçüde ortadan kalkacaktır.
Ayrıca imar planlarının yapılmasıyla yeşil alanlar korunurken yasal yapılaşma teşvik edilecek ve bu alanlardan alınacak vergilerle istihdam alanları yaratılacaktır. Plansız alanlardaki yapılar yasal hale geldikçe vergi tabanı genişleyecek, Beykoz’da şu an düşük olan emlak değerleri yükselecek ve belediye ek gelir elde edebilecektir.
Yeni inşaat izinleri belediyeye doğrudan harç getirisi sağlayacak, kentsel dönüşüm projeleri ise dolaylı gelirleri artıracaktır.
Mali güçlenme, altyapı yatırımlarına, yol, park, ulaşım, belediye hizmet binası ve kültür merkezi gibi projelere olanak tanıyacaktır. Bu yatırımlar uzun vadede turizm ve ticaret gelirlerini yükseltecek, bütçenin sürdürülebilirliğini artıracaktır.
Beykoz’un imar sorununun çözümü, ilçeyi İstanbul’un cazibe merkezlerinden biri haline getirebilir. Belediye, yeşili koruyan planlarla mali bağımsızlığını güçlendirecektir.
Beykozlular için mülk değerleri artarken belediye daha kaliteli hizmet sunabilecektir.
İşin özü aslında şudur: İmar çözümü Beykoz’u sadece fiziksel olarak değil, mali olarak da dönüştürecektir. Tüm bu süreç, yerel yönetimlerin koordinasyonunun önemini bir kez daha göstermektedir.
Beykozlular, planlar tutarlı ve samimi bir şekilde uygulanırsa yeşil bir gelecekle ekonomik refahı bir arada yaşayabilir.
Hayal değil, bunların hepsi gerçekçi ve ulaşılabilir.
En önemli şart ise elbette İDARECİLER İYİ NİYETLİ OLSUN, yeter ki.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Benzer Yazılar
-
NEREDEN NEREYE?
-
MALİ DÖNÜŞÜM HAYAL DEĞİL
-
FERDA KAZANCIBAŞI ANISINA SAYGI İLE
-
VEDA
-
DİLİN VE RUHUN ORUCU
-
Bırakalım Canı Sıkılsın
-
Özgüven mi, Sınırsızlık mı? Çizgilerin Arasında Kaybolan Çocukluk
-
ESKİYİ FARK ETMEDEN, YENİYE BAŞLAMAK NE KADAR DOĞRU?
-
SAKIN OKUMAYIN
-
BENİM BABAM ÖLDÜ BİLİYOR MUSUN
-
RAMAZAN’DA UMUDU BÜYÜTEN BİR BÜTÇE
-
BENİM ÇOCUĞUM YAPMAZ