“ CHP Beykoz Belediye Başkan aday adayı Füsun Sökmez, Kavacık Kuru Fasulyeci Ender Usta Restoran’da basın mensuplarıyla bir araya geldi.”
Siyasete 1984 yılında başlamış, Cumhuriyet Halk Partisi’ (CHP)nde Beykoz kadın kolu başkanlığı, İstanbul İl Kadın Kolları Başkanlığı, İstanbul İl Başkan Yardımcılığı, İstanbul il Eğitim sekreterliği, Sivil Toplum Kuruluşları (STK)’nda Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)’nde de Beykoz şube başkanlığı görevlerinde yer almış, son olarak da CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcılığı görevini ifa etmekte olan Füsun Sökmez, Beykoz Belediye Başkan Aday Adayı olduğunu Beykoz basınıyla paylaştı.
Beykoz’da hemen hemen her kesim tarafından da tanınan Sökmez, Örgüt sorumlusu olarak Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka tarafından Karadeniz’in 5 ili olan Giresun, Ordu, Samsun, Sinop ve Amasya’dan sorumlu olarak siyasi hayatına halen ara vermeden devam ediyor.
Beykoz Belediye başkan aday adayı Füsun Sökmez basın mensupları aracılığıyla neden Belediye Başkan aday adayı olmak istediğini de Beykozlulara aktardı.
Füsun Sökmez
(Beykoz Belediye Başkan Aday Adayı)
CHP Beykoz Belediye başkan aday adayı olduğunu Beykoz basınıyla paylaşan Füsun sökmez, “Beykoz’u birlikte yöneteceğiz” diyerek 16 Aralık Cumartesi günü CHP Beykoz ilçe binasında gerçekleştireceğini tanıtım toplantısına tüm Beykozluları da basın aracılığıyla davet etti.
“Halka dokunan, çözüm odaklı bir belediyecilik anlayışıyla geliyoruz.”
Sökmez, “Sosyal demokrat belediyecilik anlayışını özlüyoruz. Halka dokunan, vatandaşa dokunan, çözüm odaklı bir belediyecilik anlayışıyla geliyoruz. Bunun gerçekleşmesi için de bütün kurulların ve topyekün büyük bir çalışma dalgasına ihtiyacımız olduğunu biliyoruz.
“İçinizden biri olarak sorunları en iyi bilen benim”
Benim ilk başta Beykozlu hemşehrilerime söyleyeceğim şu olabilir. Ben sizin içinizden biri olarak sorunları en iyi bilenim, çözüme en iyi yaklaşabilecek olan kişiyim ve bu sorunların da masa başında oturup sistemsel bir yönetsel yapı ile çözüleceğini de bugüne kadar yaşadığım hem siyasi tecrübemden hem de mesleki tecrübelerden biliyorum. Çünkü ben mali müşavirim, ekonomistim, yasa okurum. Yasanın detaylarını görürüm, ne yapılması gerektiğini, planlanması gerektiğini bilirim. Hiç bir belediye, yerel ilçe belediyesi kendi inisiyatifiyle yönetilmiyor, Büyükşehir’e bağlı, İçişleri Bakanlığına bağlı. Yasalarda idari ve hukuki anlamda yöneten kalıplarımız var, uymamız gereken normlar var. Bunlar dahilinde yapabileceklerimizi somut olarak ortaya koymamız gerekiyor.
“Beykoz halkı bedel ödemiştir”
İkinci olarak Beykoz’da ben ne anlatırsam anlatayım önümüze gelen mülkiyet sorunu. Bunula ilgili çok ciddi bir çalıştayın Beykoz’da hızlıca yapılması, buna da Bakanlığından tutun büyük şehrine, ilçe Belediyesine ve içimizdeki bütün değerlerin katılarak bir çıkış yolu oluşturulması lazım. Alanında halkın uzlaşıyla buraya yaklaşımını, onların oluruyla yol almanın öncelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Beykoz halkı bedel ödemiştir. Fabrikaları kapanmıştır, işsiz kalmıştır. Yıllardır kültürle, sanatla buluşamamıştır. Halı sahalarda amatör spor kulüplerimiz dışında… Futbol dışında diyelim belki de biraz hentbol, basketbol, kız takımı vardı geçtiğimiz günlerde yapılan çalışmalar dışında sporun olanaklarına bile kavuşamamış bir ilçede yaşıyoruz. Bir kültür merkezimiz yok, bir tiyatromuz, bir sinemamız.. O kadar az sayıda ki… Bütün bunların mutlaka her mahallemizde bir kültür ve sanatla buluşacağımız, sporla buluşacağımız küçük birimlerin oluşması lazım.
“Vatandaşların bir araya geleceği alanlar yaratmamız lazım”
Spor kompleksleri ve büyük alan kültür evleri merkezlerin dışında. Vatandaşı mutlaka bir araya geleceği, bir arada paylaşım yapacağı alanları yaratmamız lazım. İnsanımızı dinlememiz, onlara değer verip öne almamız lazım. Beykoz’un bütçesine, vatandaşın da lehine kullanmamız lazım. Burada Önemli olan hangi hizmeti hangi tercihlere göre yapılacağının doğru planlanmasıdır. Stratejik planları oluşurken içine vatandaşı alan, öncelikle mülkiyet sorunu mu çözülecek, bu sorunu çözecek. Hala Beykoz’da çocuk parkım yok diyorsa Elmalı’daki bir vatandaş, Yenimahalle’deki bir vatandaş kreşim yok diyorsa, bir tane yaşlı bakım, gündüz bakım Alzheimer Merkezi… Hiç biri yok bakın. Öyle alanlar var ki insana dokunan, biz bunların hepsini özledik ve mahrum kaldık, neden? Çünkü mülkiyete takılı kaldık. Bunun mutlaka büyük çapta çalıştayının alana konulması lazım. Şu anda İBB bunu yapıyor, planlar açıklandı ama bir yandan da iktidar tarafından çıkarılan rezerv yasası gibi yasalar önümüzde duruyor.
“Beykoz halkının bir neferi de benim”
Ben teknik bir insan değilim. Teknik olarak diyemem ki ben yaparım, bu planı oturur ben çizerim. Ben bu sistemi iyi yönetirim, bunu en iyi yapacak kişileri de o masaya oturturum. Bir şehir plancısı gözüyle Beykoz’un tasdikini hazırlayıp yolunu, donatı alanı, oturacağımız konutların planlanmasını ve vatandaşın cebinden para çıkmadan bunu nasıl başarırızı oturur analiz ederim ve ortaya koyarım. Bunu başarırım çünkü o bedel ödeyen vatandaştan birisi de benim. Beykoz halkının bir parçası, bir neferi de benim. Vatandaşın cebinden çıkan her para, her bütçesi beni de etkiler. Bu anlamda yoğun bir çaba sarf ederim. Sistemsel, kurumsal yönetim anlayışıyla, öncelikle Beykoz’un bütün değerlerini içine katarak, uzman kadrolarını, akademisyenlerini, üniversitelerini… Artık üniversitelerimiz var ama üniversitelerden Beykoz halkının faydası ne? Hiç biri daha gelişmedi. Bunları geliştirecek yapılara yürümek lazım, istemek gerekiyor. Hedefi Buraya doğru yürütmek gerekiyor. Bu anlamda planlama yapmak gerekiyor. Bunun için de inanmanız gerekiyor.
“Füsun Sökmez belediye başkanı olarak yasalarla her yolu yürür”
Vatandaşın tıkandığı yerde Füsun Sökmez belediye başkanı olarak yasalarla her yolu yürür, yasayı kullanmayı, yasayı toparlamayı, Beykozluyla beraber herkesin önüne taşımayı başarırım. Bu bir cesaret işi. Bir kadın olarak ben bu cesareti gösteriyorum. Şerife Bacı’dan, Halide Edip’ten, Onbaşı Fatma Çavuş’tan aldığım cesaretle ben de yürümek istiyorum. Hem de ben burada yürüyeceğim. O zaman şartlar Kurtuluş Savaşı’ydı… Kimisi erkek kılığına girdi, kimisi arka planda çalıştı, kimisi çocuğu donması pahasına cepheye cephaneyi götürdü. Şimdiki şartlarımız teknoloji gelişti, yapay zekâ gündemde. Yenilikçi ve altarnatif yaratan çalışma odaklı çalışabiliriz. Zaten bu çalışmaları hayata geçirmek için mücadele eden bir arkadaşınızım.
“Gençlere nefes, kadınlara ses olmalıyız”
Gençler benim için çok kıymetli. Her gence nefes olmamız lazım. Onların önlerinde planladıkları bir hayatı var. Gençlerin rahat nefes alacakları oluşumlarını, geleceklerini planlayacakları zemini hazırlamamız lazım. Elbette Füsun Sökmez’in kadınlar için de bir şey yapması gerekiyor, kadınların sesi olmamız gerekiyor. Kapalı kapılar ardında bir kadının ne yaşadığını bilmiyoruz. Derinleşen yoksulluk içinde ekonomimiz iyice zorlaştı, tencereler kaynamaz oldu.
“Beykoz işlenmeye değer bir tek taş”
İşçisi olmayan, emeklisi çok olan bir ilçeyiz. Biz Beykoz’umuza döneceğiz. Beykoz’da istihdam alanlarını çoğaltacağız. Evet, turizmi kullanacağız, yüz ölçümümüzü kullanacağız, doğal özelliklerimizi kullanacağız. Gerekirse yapabileceğimiz en küçük ayrıntıdan en büyüğüne kadar ama Huzurlu ve rahat nefes alacağımız bir Beykoz’u yaratmak zorundayız. Bir cümlem var, bunu ben birkaç yerde hep söylüyorum. Beykoz bir pırlantaysa eğer, işlenmeye hazır bir tek taş olmaya hazır bir Beykoz pırlanta. Hazırız, tabakta bekletiliyoruz.
Bu kadar imarı olmayan, bu kadar sorunları çözülmeyen belki de tek ilçeyiz ama Beykoz bekletiliyor. Bu gerçeği kabul edeyim bunu kıracak olarak da bizleriz. Önce inanmak ondan sonra güvenmek, bugün de yarın da yanımda olacağını bildiğim insanın yanında durmak gibi…
Füsun Sökmez konuşmasının ardından da basın mensuplarının sorularını cevapladı.


